14 Asırlık ManifestoSalavatAhzab 56 Ekseninde Siyak,Kavram, Emsal ve Söz-Eylem
Resul-i Ekrem’in itibarına yönelik suikastler, onun yaşadığı dönemde başladı. Dahası, onun haysiyetine, şerefine yönelik en ağır saldırılar, risalet görevinden sonra geldi. Çünkü bir hareketin, ideolojinin, bilhassa dinin liderini gözden düşürmek; o hareketi, ideolojiyi ve dini halkın nezdinde değersizleştirecek en önemli adımdı.
Âlemlere rahmet Hz. Muhammed Mustafa için de benzeri yol izlendi. Onu itibarsızlaştırmak için her kirli yol denendi. Ancak onu peygamber olarak gönderen Allah’ın bu sürece de müdahil olduğunu unuttular. Allah, elçisine yönelik karalamalara karşı mü’minleri harekete geçirdi.
İşte salavat; inanmayanların Peygamber’e yönelik düzenledikleri ve kıyamete dek sürecek her türlü itibar suikastine hazırlıklı olma halidir. Salavat, tarihe gömülmüş bir vazifenin hatırası değil; kıyamete kadar sürecek canlı, fiilî ve sözlü bir duruştur. Bu metin, salavatın yalnızca dilde kalan bir anma değil, inancın ve sadakatin eyleme dönüşmüş hali olduğunu hatırlatıyor. Her Müslümanın, Peygamber’e olan bağlılığını tazelemesi ve onun hatırasını yaşatması için bir davettir. Salavat, zikir olarak, sevgi olarak, teslimiyet olarak bir duruşun adıdır. Ve o duruş, bugün de yarın da gereklidir.
- Açıklama
Resul-i Ekrem’in itibarına yönelik suikastler, onun yaşadığı dönemde başladı. Dahası, onun haysiyetine, şerefine yönelik en ağır saldırılar, risalet görevinden sonra geldi. Çünkü bir hareketin, ideolojinin, bilhassa dinin liderini gözden düşürmek; o hareketi, ideolojiyi ve dini halkın nezdinde değersizleştirecek en önemli adımdı.
Âlemlere rahmet Hz. Muhammed Mustafa için de benzeri yol izlendi. Onu itibarsızlaştırmak için her kirli yol denendi. Ancak onu peygamber olarak gönderen Allah’ın bu sürece de müdahil olduğunu unuttular. Allah, elçisine yönelik karalamalara karşı mü’minleri harekete geçirdi.
İşte salavat; inanmayanların Peygamber’e yönelik düzenledikleri ve kıyamete dek sürecek her türlü itibar suikastine hazırlıklı olma halidir. Salavat, tarihe gömülmüş bir vazifenin hatırası değil; kıyamete kadar sürecek canlı, fiilî ve sözlü bir duruştur. Bu metin, salavatın yalnızca dilde kalan bir anma değil, inancın ve sadakatin eyleme dönüşmüş hali olduğunu hatırlatıyor. Her Müslümanın, Peygamber’e olan bağlılığını tazelemesi ve onun hatırasını yaşatması için bir davettir. Salavat, zikir olarak, sevgi olarak, teslimiyet olarak bir duruşun adıdır. Ve o duruş, bugün de yarın da gereklidir.
Stok Kodu:9786258505979Boyut:13,5*21Sayfa Sayısı:200Basım Yeri:İstanbulBaskı:1Basım Tarihi:Ekim 2026Kapak Türü:Karton KapakKağıt Türü:Holmen
- Taksit Seçenekleri
- Tüm KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim252,00252,00
